Metin KÜLÜNK

16 Kasım 1960 Rize, Güneysu doğumlu.Metin KÜLÜNK  ilk ve orta öğrenimini sırasıyla Diyarbakır ve İstanbul’da tamamladı. Daha sonra Yıldız Teknik Üniversitesi Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümünü bitirdi. 1984’te özel bir firmada iş hayatına atıldı ve çeşitli kademelerde yöneticilik görevlerini üstlendi. 1975-1976 yılları arasında Millî Türk Talebe Birliği Orta Öğrenim Yönetim Kurulu Üyeliğinde bulundu.1990-1995 yılları arasında İstanbul Tekstil ve Konfeksiyon İhracatçı Birlikleri (İTKİB) komitelerinde görev yaptı. 1993-1995 yılları arasında Marmara Üniversitesi’nde dış ticaret dersleri verdi. 1995-2000 yıllarında İstanbul Sanayi Odası (İSO) Hazır Giyim Meslek Komitesi üyeliği ve meclis üyeliğine seçildi. 2001 yılında kurulan Külünk Eğitim ve Kültür Derneği’nin 7 yıl süreyle başkanlığını yaptı.TBMM XXIV., XXV. ve XXVI. Dönem İstanbul Milletvekilidir.“Küreselleşen Dünyada Türkiye” (2005), “Barışı Arayan Dünya” (2007), “Anadolu Düşüncesi Temelinde Büyük Türkiye İdeali” (2009), “Rengarenk Şehir İstanbul”, “Büyük Anadolu Aklı” (2016), “140’lık: Hâsılıkelâm” (2016) ve “Dedi ki… Bombalayacaklar” (2017) isimli yayımlanmış kitapları bulunmaktadır.[Evli ve bir çocuk babasıdır.

Cumhurbaşkanı ile 15 temmuz Atatürk Havalimanından çok önemli bir kare..

İSTANBUL

Cuma akşamlarının deli anlarıdır, karanlığın çöküşü,
Namludan çıkan kurşun gibidir gecesi,
Zamana / aksatmaksızın anlam yüklendiği,
Bir gecenin uyardığı sabahtır.
Cumartesi.
Güneş berraklığına uyanmış kentte,
Kediler gözlerini ovuşturur rızkına koşar
Köpekler gecenin yorgunudur
Uyuyan yüreklerin bekçiliğinden arta kalan
Çamlıca’dan durur gözlerimize yüreklerimize nurun güneşi
Bir başka baktım bu sabah, doğuya doğru.
Ruhumun  yüklendiği bedenimin,
Eridiğini gördüm.
Sevgi ateşinde.
Çamlıca da.
Güneşe ayakta duran gözlerim,
Nurunu arıyordu,
Her zerre eridiğinde,
Nura yürüyüşüm coşuyordu.
Ne güzel İstanbul geceleri,
Kaldırımlarında soluklar yükselir.
Asfaltın üzerinde lambaların yansımaları ile.
Hicranımı gördüm Sarayburnu’nda,
Topkapı Sarayı eğildi kulağıma,
Fatih’i tanıyor musun? Dedi.
Vuslatımı yaşadım, ücralardaki ruhumun dönüşüşü ile
Bulutlara vararak.
Ruhumu sımsıcak saran İstanbul
Ne güzeldir seni yaşamak
Sabahın nurun yükselişi başka bir güzel
Gecelerin merhamet örtüsü bambaşka bir güzel
Gecelerinde bırakmazsın  iki elin kıpkızıl kanda olsa
Sana yar olanları
İstanbul / İstanbul.
Uykularım sana hasretin prangası, İstanbul.
Hüzünlerin güvercin gibi ürkek,
Sevgilerin, anne göğsü gibi abide.
Ne güzeldir seni yaşamak!